Ali Baba Karakaş – 25 Aralık 2025
Senden bana bir tek hayalin kaldı
Ne bir resmin, ne de saçından bir tel
Sadece kulaklarımda yankılanan sesin
Yıllar geçse de hayalimde kalan sen
İnce ve narin bedenin kaldı düşümde
Çıkmıyor gözümden gülen gözlerin
Yamanlar Dağı’nda başındaki papatya tacı
Papatyalar kadar güzel, kadar narindin
Hayalimde sen, ruhum sende kaldı
Her sana baktığımda sevgilim
Yüreğim hırçın akan nehirler gibi çarpardı
Gözlerinle bana gülümseyerek bakarken
Ve pembeleşen yanaklarını unutmak mı?
Titreyen dudaklarını, sımsıcak bakışlarını
Yağmur altında seni kokladığım an
Kokun kaldı bedenimde, sevgilim
Uykularımda sen, sesin kulaklarımda
Yola çıktım seni aramaya
Susadım, vardım bir çeşme başına
Gözlerim seni aradı her zarif kadında
Bakışları utangaç, kaçamak
Elindeki tasla su verdi, örgülü saçlı
Rengârenk elbiseler içinde
Bir an sen sandım, bir an sustum
Ellerinde helkeleriyle su kuyruğunda
Kızların arasında gözüm seni aradı
Her biri sade, doğal, al yanaklı
Kömür karası örgülü sırma saçlı
Ne tatlı gülüşüyorlardı, yankısı kulaklarımda
Kaçı sevdalara tutulmuş kim bilir
Sevda acı çekmek midir gerçekten?
Yoksa benim payıma mı hep zor sevda düştü
Köyün orta yerinde kocaman bir çeşme
Önünde havuz, suretin yansıdı suya
Kim bilir kaç sevdalara tanıklık etti
Kaç kaçamak bakışa su yudumlattı
Asırlık çınarın gölgesine oturdum
Hüzünlendim, gözlerimden yaşlar aktı
Kanadı kırık bir kırlangıç sesi
Yaralıydı, uçamıyordu
Benim gibi yaralı, benim gibi yalnız
Sensiz kalacaksa yüreğim
Çak kibriti, yanayım, kul olayım
Gündüz hayalimde sen varsın
Gece düşlerimde sen
Sen yüreğimde açtın yara
Kabuk bağlar yaram belki
Ama sen dokunmadan, sevgilim...