FİSTANI ANADOLU RENKLERİ

Ali Baba Karakaş – 17 Şubat 2026

Çalayım kapını bir seher vaktinde,
gülen gözlerini göreyim istedim.
Sana geldim, sevgilim, haykırışlarımla;
sözüm sana, sevda sözü olsun.

Hileye, yalana değil, insana geldim;
uzun ve çetin yollardan geldim.
Soluklanayım gül cemalinde,
kilim desenli fistanını giy de gel.

Anadolu renklerin toplamı fistanında,
boynunda fuların deniz mavisi.
Âşıklar çeşmesine çık da gel sevgilim,
avuçlarınla su doldur da ver, içeyim.

Özüm özüne, gönlüm gönlüne türab;
aşkına düştüm yollara, kaç zaman geçti.
Ben beni özünde buldum, sevgilim;
aç fistanın üç düğmesini, özünde kalayım.

İki dut ağacının arasına oturalım,
sen dut ye, ben seni seyreyleyim.
Morlaşan dudaklarınla sevişeyim;
toprak minder, yıldızlar yorganımız olsun.

Ruhum özünle yıldızlara karıştı;
kuzeyden rüzgâr, güneyden poyraz.
Sevdamız kasırga olsun dört bir diyara,
papatya tomurcuğunda, yonca yapraklarında.

Fistanının etekleri rüzgârla dalgalansın,
Anadolu’nun tüm yolları sende birleşsin.
Her ilmeğinde bir türkü, bir ağıt saklı;
ben dizlerinde dinleneyim, gece güneşe dönüşsün.

Bir gün ömrümüz de kilim gibi serilir toprağa;
renkler solar ama sevdamız kalır.
Sen yine o fistanı giy, ben yine kapını çalayım;
dünya dursa da biz birbirimize varırız, sevgilim.