KALANI ARAR GÖNÜL

Ali Baba Karakaş – 17 Şubat 2026

Yarım kalan hayallerimle kaldım,
Ya gönlümdeki o derin sevdam?
Kaç diyardan diyara savruldum;
Ben ben oldum mu, beni yaşadım mı?

Uyan ömür… giden gençliğim,
Ya çocukluğum, hani nerede?
Ben hiç çocuk oldum mu gerçekten,
Kim kopardı ellerimden o tertemizi?

Verin beni, kalana bile razıyım;
Bırakın bir kuytu köşeye sığınayım.
Dağlanan gönlüme merhem arayayım,
Bugünüm hüzün, yarınım bilinmez.

Giden gitti… kalan ömür mülteci,
Sırtımdaki heyben acıyla şişkin.
Sakın açılma, saklı kal ey yüküm,
Dayanmaz yüreğim dökülen her kedere.

Kaybolan düşlerimde kaldı yolum,
Bu kavga niye, büyüyen ben miyim?
Yok… heybemde biriken küfeler sadece,
Gülmeyin bana; kayıp çocukluğum sızlıyor.

Zalim gurbet mi, yoksa sen misin
Bende biriken bu derin özlem?
Gönlüm yoruldu gidenlerin ardından;
Kalan gam mısın, yoksa içime çöken duman?

Ayaz vurdu içimin boşluğuna,
Her adımda bir hatıra kanar.
Ben kalanların ağırlığıyla yürürken,
Gidenlerin sesi geceye sızar.

Kalan arar gönül, dönüp durur zamana;
Bir umut kırıntısı düşsün diye yarına.
Ben yitik bir yolcuyum, heybem duman,
Yine de arar gönlüm: “Kalan ne var bana?”