Ne kapılar kapandı,
ne ışıklar söndürüldü;
bir tek, yalnız bir ses
böler ruhuna çöken karanlığı.
Ay ışığı gül yüzüne düşer,
renkler harmanlanır ruhunda.
Yıldızlar konaklar gözlerine,
yüreğinde baharı müjdeler.
O vakit her bir saç telinde
mor sümbüller, karanfiller,
menekşeler, yaseminler açar;
ten kokunda hepsi birbirine karışır.
Solmasın, soldurulmasın
yürekte filizlenen çiçekler.
Sal özgürce suyunu yatağına,
aksın; çatlağını bulur elbet su.
Ne garabet, ne çıkmaz bu;
mürekkebi tükense de yazının,
ıslansa da kâğıdın yüzü,
bir damla gözyaşı deler kâğıdı.
O vakit buz sarkıtına döner
gözlerinden süzülen yaşların;
mevsim sessizce kışa evrilir,
yüreğinde açan çiçekler solar.