Ali Baba Karakaş – 02 Mart 2026
Yüreğime mavi bir ses düştü;
gel de, mavişelim, can gülüm.
Mavi bakışlarında kaldı gözlerim,
gökyüzü boyunca yürüyen mavi bulutlar gibi.
Denizin mavi dalgalarında,
köpük köpük ahenkle dans eder zaman.
Saçlarına mavi dalgalar yükselir;
üryan bedenini sarar o mavi, usul usul.
Sen, gökyüzünde mavilere bezen;
ben, şafakta güneşten kırmızı.
Maviyle kırmızının sevdasında mavişelim;
ressam, al tuvalini; her yeri maviye boya.
Hayallerim mavi, özlemlerim bahar;
mavi püsküllü ata binmiş can gülüm.
Saçlarının örgüsü düşmüş tayın sırtına;
şahlanma, kısrak; sevdiğim düşmesin.
Ve sende rüzgârları sevdim;
gözlerindeki o mavi derinliği sevdim.
Ne yeminler bozdum senin için;
geceler seninle aydınlık sende rüzgârı sevdim.
Esince poyraz, adını taşır kıyılarıma;
yakamoz, dudaklarının çizgisinde çoğalır.
Bir martı sesi kadar gerçek,
bir dalga soluğu kadar yakındır aşkın
Dön bana yine, mavişelim;
teninde tuz, saçlarında rüzgâr kalsın.
Ben deniz olayım, sen kıyı;
ve ben hep sende, rüzgârı seveyim.
Bir gün kesilse rüzgâr, bil ki susmam ondan;
adını içimde taşırım, sürgün yıllarımın tuzu gibi.
Uzaklar maviye boyanır, yol kıvrılır, gün donar;
ben yine de sana dönerim; kıyıya vuran bütün izlerimle.
Gel, maviyi nefes sayalım;
senin soluğunda çoğalsın benim ömrüm.
Elin elime değsin, gece yerini sabaha bıraksın;
deniz sussun, rüzgâr içimizden geçsin biz kalalım.