Ali Baba Karakaş – 28 Aralık 2025
Heybem sırtımda yol aldım…
Nereye yolcuyum ben de bilmiyorum
Heybem mi ağır, yoksa yaşanmışlıklar mı?
Sırtımda bıçak darbeleri, kan durmuyor
Kime, kimlere dost deyip anlatayım?
Yüreğimdeki yara ruhumu incitiyor
On iki kalibreli kurşun yarası bu
Sevdaya yalan düşmüş, temiz kalan ne
Dost bildiklerin sırtından yaralar
Sevda sandığın yüreğini yaralar
Pusulasız kervan misali yola revan
Sevgisiz can, yapraksız ağaç gibidir
Dokunmayın güzele, can olsun
Koparmayın menekşeleri dalından
Renkler karışsın, güzellikler yaşasın
Kirletmeyin; sevgi olsun yaşam
Gönül kapın çalınır, umutlar yeşerir
Sevda yoluna yüreğinle döşersin
Nefes kadar yol almadan biter sevda
Özü sevda olmayan yürekte aşk olur mu?
Vurulmuşum sırtımdan, yüzümden değil
İhanet arkadan gelir, bilir bu yürek
Yarayı sarmadım, taşırım onur gibi
Kanadıkça öğrendim insanı seçmeyi
Yol uzun, heybem ağır, sırtım kan içinde
Ama başım dik, adım yerinde durur
Sevda kirlenirse terk ederim yolu
İnsanı insan yapan, yarasını satmamaktır