Ali Baba Karakaş – 14 Ocak 2026
İblisin biri dilime kilit vuracakmış,
çarmıha çekecekmiş,
ayağıma pranga vurup
zifiri karanlık zindana atacakmış.
Yağlı urganlara çekecekmiş beni…
Hey be iblis, al dersini
Hallâc-ı Mansur’dan!
Yüzüldü,
“Ayn’el-Hak’kım” dedi.
Seyyid Nesîmî yüzüldü,
Pir Sultan Abdal asıldı.
Ama söz bitmedi,
nefes kesilmedi.
Açılın kapılar,
Şah’a gidelim!
Dil lal olsa da,
yüreğe kilit vursalar da,
gönül gözü cemale aynadır.
Göze bandaj vursalar da,
ruh cihanda divane olur.
Turna olur, semaha döner,
nefes olur, dile gelir.
Erenler meclisinde
muhabbet olur,
sevgi makamında
öz olur.
Özü söz,
sözü öz olur.
Divanda iki söz bir olur.
Cemal’de karışır,
bir olur.
Dostun gönlünde süzülür öz,
pürüpak olur.
Lokma olur,
bölüşülür.
Bir ve eşit…
Ayrısı gayrısı yoktur.
Ana, Pir, Hak katında
can canadır.
Ulu ozanların demine HÛ!
Hakk’a yürüyenlerin yoluna HÛ!
Xızır,
gönlü pürüpak olanlardan
şefaatini esirgeme.
Aşk ile gönülden gönüle,
sevgi ile muhabbete,
canı canana bağla bizi.
Dilimiz tutulsa da
nefesimiz yürür.
Zindan kararsa da
Hak ışığı sönmez.
Bir can düşer,
bin can doğrulur.