Ali Baba Karakaş – 18 Şubat 2026
Geceler…
İsyana ve hüzne düştüğüm geceler,
Amansız acılarla yüzleştiğim,
Ruhumla bedenimin ayrıştığı,
“Amma”ların, “keşke”lerin sarmalında nefessiz kaldığım geceler.
Oyuncağını paylaşamayan çocuk kavgaları gibi
Bedenimle ruhumun bitmeyen çatışması.
Ne kalemin mürekkebi, ne kâğıt dayanır buna—
Kavganın sonunda yatağa düşerim sessizce.
Yorgan ağır, çarşaf bedenime diken gibi,
Mindere çıkmış bir boksör gibiyim.
Çarşaf bir yana, yorgan bir yana savrulmuş,
Nakavt olmuşum, hakem sessiz.
Sabahın ilk ışıkları süzülür pencereden,
O vakit sevgilim düşer yüreğime.
Ama o ışık gardiyan olur bana,
Odam bir meydan muharebesine dönüşür ansızın.
Ruhumla kalbimin amansız kavgaları başlar yeniden.
Yaşadığım şehir bir hücre olur, sığamam.
Uykusuz gözlerle düşerim sokaklara,
Yaban ellerde firar etmiş gibi, ürkek bakışlarla.
Bulutlar üstüme üstüme akıyor,
Şehir yıkılacakmış gibi üzerime.
Yağmurlu bir havada yürürüm sokakta,
Umutlarım ıslanmasın diye sakınırım,
Ama yüreğime yine acı düşer.