Ali Baba Karakaş – 18 Şubat 2026
Şafakta yüreğime düşen güneşim,
yıldızlar gökyüzünü terke hazırlanır.
Sakın sen de terk eyleme yüreğimi;
dayanamam gidişine, yangın düşer içime.
Öyle bir yangın ki yokluğun yüreğimde,
toprak suya sevdalı, yüreğim sana.
Senli hayallerim çoğaldı, taşıyamam gayrı;
gözlerini yıldızlarda, yüreğini güneşte buldum.
Bırakmam gönlüme düşen seni, ararım;
çok uzaklardasın, yola revan oldum.
Yüreğime düşen seni kılavuz eyledim,
istemem başka kılavuz; gözlerin ışığım.
Eğer sana varmadan toprağa düşersem,
kokladığın her papatyada ben olacağım.
Güneş toprağa değdiğinde buharı ben,
kasımda kalayım, yüreğime kış düşmeden.
Rüzgâr eser, sararıp dökülür yapraklar,
her biri senden ayrı geçen bir günü sayar.
Sen gelmezsen uzar gece, kısalır umut;
takvimde kasım, içimde ince bir sızı kalır.
Gel ki gönlüm baharı yeniden yaşasın;
yağmur engel değil sana gelmeye.
Bir damla gözyaşında ıslanır yüreğim,
boğum boğum düğümlenir boğazıma yokluğun.