KÜÇÜK KAYIK, BÜYÜK HAYALLER

Ali Baba Karakaş – 18 Şubat 2026

Kime ne söyleyeyim bu ıssız diyarda?
Küçük kayık, büyük hayallerim.
Denizi hapsetmişler yorgun yüreklere,
kürek çekecek kollar zamana yorgun.

Kayığım akasya ağacından yontulmuş,
zamana yenik düşmüş umutlarım.
Takvimde yaprak kalmadı, başımda saç;
bunca yıl seni aradım bu kayıp şehirde.

Güne hüzün çökmüş kara bulutlar gibi,
dalga dalga vurur içime geçmişin sesi.
Ufuk çizgisine bakarım, gözlerim buğulu;
martılar bile bilmez dönüş yolumu.

Bir kıyıda unuttular çocukluğumu,
ceplerimde paslanmış deniz kabukları.
Adını yazdığım ıslak kumları
her seferinde alıp götürdü sular.

Geceleri fenerlere sorarım yolumu,
yanıp sönen ışıklar suskun cevap gibi.
Belki başka bir ülkede, başka bir limanda
sen de küçük bir kayıkla beni ararsın gizlice.

Biliyorum, bu deniz sadece su değil;
içinde sürgünler, kayıp aşklar yüzüyor.
Her dalga, bir mektup getirip götürüyor
okunmamış, gönderilmemiş cümlelerimi.

Yine de vazgeçmem, tutarım kürekleri;
titreyen ellerimle suya inerim.
Küçük kayık, büyük hayallerimle
bir gün senin kıyına varacağıma inanırım.

Belki saçlarım bembeyaz, dizlerim yorgun,
ama içimde hâlâ genç bir çocuk var.
O çocuk inatla fısıldar kulağıma:
“Deniz biter, yol biter; ama arayış bitmez yar.”