PENCERESİ KIRIK DÜNYA

Ali Baba Karakaş – 02 Mart 2026


Sessizce çekiliyorum senden;
bana ayrılan süre tükendi mi?
Geldiğimi duyan olmadı belki,
hiç değilse gidişimi duysun hayat.

Üryan geldim bu dünyaya,
hamal gidiyorum yine.
Toplayamadım kendimi,
vaktim olmadı benliğime varmama.

Bu telaş da neyin telaşı
gidecek sevdam var, sığınacak limanım yok.
Gözlerim seyir hâlinde, ruhum tutsak;
pencerem gönlüm gibi kırık.

Bir pencereyi tamir etmek kolay,
peki ya kırılan gönlümü
onaracak kim var dünyada?
Dışarısı ayaz...
Ruhumda kış boran.

Gülen gözlerime kanmayın;
ağlayan, kırıp dökülen içimdir.
Ruhuma düşen haykırışı
duyan olmadı şimdiye dek.

Yüreğime sevgi değil,
kor gibi bir yangın düştü.
Feryadıma sağır kesildi gönüller;
dil mi sustu,
yoksa yürekler mi kapandı bana?

Gidenin gölgesiyle kalan acı arasında
savrulup duruyorum
beni duyan tek bir nefes var mı?
Dipsiz kuyu gibi yüreğime her gelen bir taş attı.
Gidenlerse hücre duvarı gibi, üstüme çarpı attı.

Kimse anlamaya çalışmadı beni; 
herkes yükünü bırakıp gitti.
Ben, 
her gelenin yükünü bıraktığı bu yolun yolcusuyum;

Gidenlerin sessizliği kadar 
ağırdır omzumdaki dünya.
Kimse bilmedi içimde kaç kez yıkıldığımı...
hamalı oldum sonunda penceresi kırık bu dünyanın.