Ali Baba Karakaş – 26 Aralık 2025
.
Bize yurt olmadı bu eller,
Sevdamız sığmadı bu diyara.
Başka limana rastgele savrulduk,
Koca Ege bile sığdıramadı bizi.
Esmer tenli dediler, “Bizden değilsin”
Oysa sen, sevdiğim deniz gözlüm!
Hayallerimde kaç kulaç attım,
Deniz gözlerinde kaldım.
Yüreğin deryam, varıp saklı kalayım,
Kimseler görmeden sakla beni.
Ekmek, aş, katık istemem,
Gönlüm seni ister, deniz gözlüm.
Meyhaneye günlük oldu vakitlerim,
Sal gideyim yalnızlığıma.
Sende kaldıkça ben kaybolurum,
Meyhaneci, en sertinden koy içkimi
Işıklar şafak loju'nda kalsın,
Dökülen gözyaşlarım sessizce aksın.
Soluksuz kadehleri kimseler görmesin,
Görüp sevdiğime söyleyip üzülmesin.
O vakit türkü olur, dillere düşerim,
Şairin dizeleri dizer gibi süzülürüm.
Ruhum hayal denizinde kaybolur,
Kaç kafiyesiz şiir yazdım yokluğuna.
Gözlerim okşadı gülen yüzünü,
Karanlık çökmeden ruhuma.
Buğulu gözlerimle süzüldüm,
Gözyaşlarım defterin sayfalarını ıslattı.
Yıldızlar gökyüzüyle dans ederken,
Gözlerim karıştı karanlığa.
Ah be gülüm, hayalimdeki kadınım,
Yüreğim yarıldı, hüzünler bıçak gibi.
Acılarım saçıldı orta yere,
Yağmur gökyüzünden boşanırcasına.
Acılarımın üstüne bir de sen yağma,
Ruhum Eylül gibi, esintilerde savruluyor.
Meyhaneci, sal gelsin bir türkü,
İçinde ayrılık olmasın, hüzün düşer.
Kaldır kadehi, galon koy şarabı,
Geceye perde çek, güne kadeh kaldır...