Ali Baba Karakaş – 14 Ocak 2026
Sana yenildim, kabulüm,
yorgunum; bedenim değil, ruhum.
Küfemde ne çok keşkelerim birikmiş,
yüreğim çölleşmiş, yeşeren çiçek kalmadı.
Kovdun, kovuldum bilinmezlerdeyim,
beni benden alıp savurdun, neredeyim?
Gidecek tek bir adresim yok,
yok olup kaybolmadan dön gel…
Her şey anlamsızlaştı gözlerimde,
bir tek seni bildim yüreğimde sevda.
Sen de yalancı bir bahar oldun,
gönlümde sildim seni, zor olsa da.
İçimde sessiz ağlıyor yüreğim,
gözyaşlarıma inat, yüreğim ağlıyor.
Gülüşlerin aklıma düştükçe içim acıyor,
iğdeler çiçek açmış, baharın müjdesi.
Hâlâ senin kokun var iğdenin gövdesinde,
iğde çiçeğinden yaptığın taç asılı, kurumuş.
Sevmeyeceğim bu baharı, yalan oldu her şey,
nerede arayayım seni, kaybolan umutlarımı?
İğde dalları eğilmiş, sanki adını fısıldar,
rüzgâr sen geçtin sanır, her seferinde.
Doğa bile alışamamış yokluğuna,
bahar geliyor ama içim hâlâ kış yerinde.
Eğer bir gün yolun düşerse bu suskunluğa,
iğdelerden sor beni, seni anlatırlar.
Aşk bazen çiçek açar, bazen kurur dalında,
ama bil ki ben seni
en çok çiçek açtığın hâlinle sevdim.