Ali Baba Karakaş – 17 Şubat 2026
Sana çok ihtiyacım var, nefesine;
tut ellerimi, gözlerimde kal.
Yüreğindeki sıcaklığa ihtiyacım var;
ellerimde kar yangını—al avuçlarına.
Usandım sensiz geçen zamana;
ne çocuk oldum, ne de genç kaldım.
Ömür tükendi, sevilmeyi bilemedim;
hep yalnız, dört duvar arasına hapsoldum.
Dört mevsim yüreğime kar yağıyor;
pencerede seyirci kaldım gülen yüzlere.
Çık gel; bende gülmeyi senden öğreneyim,
perdeyi kapatmadan gel, cemalime.
Açtım yüreğimin defterini—seni yazmışlar;
yanına mavi bir kalp bırakmışlar.
Çözemedim: bu bir bilmece mi?
Ben beni tüketmeden gel, sevgilim.
Gel, tut ellerimden; sende yeşerim,
binbir çiçekte hayat olayım.
Sen evim ol, ben direği;
gel ki güneşin doğuşunu göreyim.
Ocağım sönmesin, nefesinle üfle;
soğuyan kupaya buğular insin.
Sesin eşiğim olsun, adın kapım;
içeri giren sıcaklık senin izinsin.
Yalnızlığın kilidine anahtar getir;
gecenin pasını gününle sil.
Kırılan saatime zamanı sen tak;
yüreğimin boş odalarını ışığınla doldur.
Gel ki evim ol; duvarları sevdanın sıvası olsun,
pencereleri umuda, kapısı yarına çıksın.
Ben direği olayım, sen çatısı;
bir ömür boyu aynı göğe bakalım.