ÖZLEMLERİMİN KANADI SIZLAR SILADA

Ali Baba Karakaş – 02 Mart 2026

Sılaya düşen gölgem bugün daha ağır,
Bir çiğ damlası gibi üşüdü gözlerim.
Yollara baktıkça daraldı içim,
Özlemlerimin kanadı çırpınır durur gecede.

Bir türkü dolaşır yüreğimin kuytusunda,
Senden kalan sızıyla çoğalır her nota.
Bir yanım çocuk kalmış memleket dağlarında,
Bir yanım gurbetin taşlarına yaslanmış yetim.

Sıla, sen hangi rüzgâra verdin sıcaklığını?
Hangi dağda unuttun ana kokusunu?
Dişli bir yalnızlık çöker üstüme,
Uzak şehirlerin ışığı sönük görünür bana.

Körpe bir fidan gibi titrer içimde umut,
Ne dokunan var, ne de dalımdan anlayan.
Gecenin sesi bile yabancı gelir,
Ay bile küs, ışığını esirger gönlüme.

Ben gurbette bir kaptan misali,
Fırtınada dümeni kırılmış bir gemiyim.
Ufuk çizgisinde ne bir liman görünür
Ne de “Gel” diyen bir el uzanır karanlıktan.

Memleket, sen benim derimin altında
Ağrısı geçmeyen eski bir yarasın.
Ne zaman adını ansam,
İçimde bir çay taşar, bir dağ devrilir sanki.

Gitme diyemiyorum sıla,
Çünkü beni en çok sen yaraladın.
Ama bil ki ne kadar kaçsam da
Sensiz alınan nefes yarımdır benim.

Şimdi üşüyorum,
Özlemlerim büyüdükçe daha çok üşüyorum.
Bir gün rüzgâr diner, yol açılır belki;
Belki bir bahar sabahı memleket,
Yüreğimin kapısına yeniden vurur usulca...