Ali Baba Karakaş – 17 Şubat 2026
Yüreğimi parsel parsel paraladılar,
Parsellediler ne garip, ne acımasız.
Dost sandıklarım çizdi en derin yeri mi,
Aşka, sevdaya sarıldım—meğer koca bir yalanmış.
Basamak yaptılar yüreğimi, çiğnediler,
Santim santim paralandı içim.
Uçtan uca kayboldum, ufaldım,
Acılarla yoğruldu gençliğim.
Soldu gitti gençliğim, neyim kaldı geriye?
Acılarımla baş başa kaldım,
Bir de gözyaşlarım kaldı bana.
Yitirdiklerimi kim geri verir şimdi?
Kaybolan yıllarım, eksilen ömrüm,
Öylesine dağınık, paramparça.
Kanayan yüreğime mi,
Parçalanan ruhuma mı dokunur zaman?
Kayboldum doğruları ararken,
Sahte gözyaşına aldanma gönlüm.
Sevda sanıp yüreğimi sonsuza açtım,
Ölüm kapımı çalsa da affetmem.
Gidişinle birlikte yüreğimi götürdün,
Sol yanım kış mevsiminde kaldı,
Gözlerim bahar yağmurlarında.
Toplayacak kudretim kalmadı artık.
Bir zamanlar vazo gibiydi yüreğim,
Rengârenk papatyalar süslerdi içini.
Yalan bir kasırgadır—esintisi yürekleri paralar,
En güzeli yok eder, yüreğim tuzla buz.
Papatyalar soldu, yüreğim tarumar,
Dört köşeye sıkışmış bedenim.
Yüreğimi merdiven yaptılar,
Basamak basamak ezdiler sevgimi.