Ali Baba Karakaş – 18 Şubat 2026
Turnalar gökyüzünde semah döner,
Aşk ile kanatlanır sevgiyle haykırır.
Turnalar, yolunuz İstanbul’a düşerse,
Soluklanın; sevdiğime selam götürün.
Alın yüreğimi kervanına katın,
Sevdiğime götürün tek servetimdir.
Söyleyin: “Seni ömrüm kadar sevdim,”
Kanatlarım kırık, uçmaya izin yok artık.
Olur da ben uçamazsam bir gün,
İsmini dile değil, yüreğime yazdım.
Gözlerini karanlık günlerime ışık yaptım;
Gülen cemalini özleyince güneşe bakarım.
Mevsim kış… yüreğine düştü mü sevda,
Sonbahar bile ılık, nemli bir bahar olur.
Sevinç, bebeğin annesine sarılması gibi;
Kanatsız bir kuş gibi çırpınır insan en sıcak ana.
Haber alamazsam sevdiğimden,
Kalırım kara kışa teslim bir serçe gibi.
Kar yağar ince ince, titrer yüreğimin teli;
Şafakta bir çığ düşer anılarıma, pusarım üşürüm.
Geceler uzun, yollar gurbet kokar,
Turnalar geçmezse haberim de düşmez.
Bir ses ararım rüzgârın kıyısında gizli,
Bir iz ararım toprağın hafızasında saklı.
Hayallerim tuz ile buz oldu,
Koyma beni senden ayrı seven gönülden.
Turnalar geçerse bir gün o yollarından,
Sevdiğime salın haber: “Ben hâlâ onunla nefes alırım.”