SEVGİLİM, SENİN OLMAK

Ali Baba Karakaş – 18 Şubat 2026

 

Sessiz bir akşamdı; zaman durdu sende,
yüzünde çocukluğumun gülüşü vardı.
Odada yalnız nefesin kaldı usul usul;
perdeye vuran ay yüzünü aydınlattı.
Gölgeler çekildi, kalbim sana eğildi,
içimde bir bahar kapısı aralandı.

Çınar ile selvinin gölgesinde alnına eğildim,
kalbim sessizce bir adım daha yana aktı.
Sana yaklaşmak, göğe değen bir nefesti;
kollarında bebek gibi şımarıp sığındım.
Dolunay altında yürüdük, elin elimde;
yıldızların adını fısıldadık teker teker.

Senin olmak, sende kalmak, seninle bir;
omuz omuza, kalp kalbe, aynı ısıda.
Eşsiz kokunu içime çekeyim,
teninin sıcaklığıyla sussun içimdeki fırtına.
Bir bakışınla çözülür belki düğümlü gecem;
Ekim sancısı diner, sabaha bağlanır ruhum.

Rüzgâr esince ürperir oldum sensiz;
bir toz bulutu kaplıyor göğümü sanki.
Yıldızımı kirletmesin hüzün diye
ellerini arıyorum gecenin kıyısında.
Kavakların altında oturmayı ne severdin;
yapraklar, keman yayı gibi, uzun bir ezgi tuttururdu.

Gel sevgilim, yağmur dinmeden;
toprak özlemini göğe söylemeden.
Ayak izlerinle ıslanmış sokaklarda,
geçmişe inat, yeniden yürüyelim.
Uykunun kıyısında uyan bana dön;
sesim kısılmadan “Buradayım” diyeyim.

Sen yanımdayken göçmen kuşlar yön bulur,
benliğim yerini, sözüm sesini bulur.
Bir ömür boyu sürsün bu sessiz anlaşma:
senin olmak, seninle kalmak, senden olmak.
Gecenin kalbinden günün omzuna uzanalım;
ve ben, adını her sabah yeniden öğreneyim.