YÜREKTEKİ BASAMAKLAR

Ali Baba Karakaş – 18 Şubat 2026

Yüreğimi bir acı sardı;
dermanı ıraklarda.
Dağların, ırmakların, denizlerin
ötesinde, çok ıraklarda.

Sonsuz bir vadiye daldım;
sessiz bir güzellik vardı.
Bu güzellikte mutlu olamadım,
kendimi bulamadım.

Gülmenin, mutlu olmanın
hekimini aradım—yoktu.
Hiçbir hekim saramaz bu yarayı;
derman hekimde değil, sende saklıydı.

Kızılçamlar yanar gibi
kor kor yanmış yüreğim.
Irmaklar aksa üstüme,
söndüremez bu yangınım.

Yetmezmiş gibi yüreğime
bir de fırtına eklendi;
bedenimi sardı alev,
dumanım göğe yükseldi.

Her gece yıldızları birlikte izlerdik
sessiz, yan yana.
Şimdi sen yoksun; kiminle bakarım
o göğe, o yıldızlara?

Seninle olabilmek için
bir günlük ömre razıyım, sevgilim.
Sabahın ilk ışıklarında
buluştuğumuz sokağı unutamadım.

Tabelası paslanmış artık,
adı silinmiş, okunmuyor.
Her merdiven başında
seni yeniden yaşıyorum.

İlk basamağa vardığımda
dünü yine başlatıyorum;
“Seni seviyorum!” diye haykırışımda
sen de saymayı unuturdun.

Sayarak indiğin basamaklar
yetmişe varınca dağılırdı sayıların.
Merdivenlerin başına oturdum;
eski gülüşü denedim—olmadı.

Gülmek yerine hıçkırıklar döküldü,
yüreğimde koca bir sızı.
Tarifsiz bir acı bu;
tırtıklı bir bıçak gibi.

Seninle oyun oynadığımız
sokaklar aklıma düştükçe
büyüyor içimdeki yangın;
yüreğim yeniden kül, yeniden yangın yeri.