Ali Baba Karakaş – 18 Şubat 2026
Baharda ayrılık düşmesin yüreğine.
Mevsim bahardır;
ama yüreğine kış düşer,
yüreğindeki papatyalar solar.
Vakıtsız, vedasız ayrılıklar…
o vakit ruhuna çığ düşer;
kaybolursun hayallerin içinde,
ıssız ve bilinmeze düşersin.
Ve bütün yollar çıkmaz sokak;
her köşede karşına çıkar anılar.
Bir de mahzun bakmaz mı sana?
Sen düşersin hayallere.
Diz çökersin umutların karşısında;
boynu bükük, yüreğin yaralı.
Her gün yürüdüğün sokak yabancı;
yaslanıp öpüştüğümüz
elektrik direği karartmış lambasını.
O an, sanki ruhun bedenden çıkmış gibi;
adımların santim santim gitmez.
Sorgu suale düşer yüreğin,
“keşke”ler sarar ruhunu;
gözlerindeki yıldızlar kayar.
O vakit benliğin karanlığa gömülür;
gecede kalırsın, düşmez yüreğine gün.
Ve güneşin doğuşuna hasret…
zifiri gecede yıldızlar kayıptır;
bir daha gözlerime yıldız düşer mi?