Ali Baba Karakaş – 03 Mart 2026
Mevsimin gülü, gönlümün sevdası;
Kasım sabahında şehir üşüdü.
Sokaklar sustu, yağmur konuştu,
kasımpatı kokusu karıştı yağmura.
Sokak lambası yorgun, titrek ve sönük;
yolunu mu kaybettin, güzel?
Hangi rüzgâr savurdu seni kasımda;
saçların ıslak, kasım gibi soluk.
Saçının yanına bir beyaz kasımpatı;
yeşil paltonda titreyen narin bedenin.
Yağmurdan sonra gökkuşağı mısın;
sessiz gözlerim kaç tur attı peşinden.
Adım atmaya dizlerimde fer yok;
kaç kez sözlendim, dilim lâl oldu.
Bir bakışın içimde şimşek çaktı,
ne çok soru düştü aklıma o anda.
Titredi dudaklarım haykıramadım;
bildin mi, yabancı diyarların gülü?
Toprağın yağmura aşkını bilirsin,
günebakanın güneşe sevdasını da.
Şairim, yüreğine düşen: seni anlatmak;
kasım soğuğu sinmeden cümlelere,
yağmur süpürmeden bize yazılan şiiri
mevsimin rengi, gönlümün sevdası diye.
Şimdi elimi tut, ısınsın şehir;
kasımpatı kadar dirençli olsun kalbimiz.
Kasım geçer, kokun kalır üzerimde.
Ali Baba der ki: Adınla ısınır içim.