Ali Baba Karakaş – 18 Şubat 2026
Soluksuz kaldım, düğümlendi boğazım
Yutkunamadım meçhul sözlerini
Gözlerim yol aldı ardınca
Meçhule gider yüreğim, yoruldu ayaklarım
Sevdaya düşmüşüm, bedenimde yangın
Seni yüreğime nasıl anlatayım
Ah benim söz dinlemez belalı yüreğim
Senin elinde ne çok eziyet çektim
Çoban olup en yüksek dağa çıkayım
Ben ağıt yakayım, sen ninni söyle
Dağın sakinleri: börtü böcekler
Adalet aradım, “kalmadı” dediler
Kime, kimlere nasıl anlatayım
Yüreğimdeki adalet arayışını?
Yüreğime düşen sevdayı nasıl anlatayım
Ressam olayım sana
Yüreğime düşen sevdayı dökeyim tualine
Bütün renklerle harmanlanmış
Şair olayım, sevdayı dizelere dökeyim
Kalemim aşkı yazsın, mürekkebi tükenmesin
Ben yüreğime anlatamadım, yorgun düştüm
Çeşme başında yayık yayar, rengârenk fistanı
Bir tas ayran ver yayıktan
Soluklanma bahane, gül yüzünü göreyim
Maksat ten kokunu soluyayım, bir bakayım sana
Bir bakış attın, köz düştü yüreğime
Yüreğimde çoban ateşi, odunu meşe
Yanık yanık türkü tutturmuş, saçları örgülü.